Dupnisa Mağarası Günübirlik İstanbul dışına çıkmaya karar vermiştik ablamla. İstanbul’a en yakın yerlerden biri olan Kırklareli bizim için ilk sırada yerini almıştı. Kırklareli içinde bulunan İğneada’yı oldukça merak ediyor ve ne zamandır gitme hayali kuruyorduk. Yolculuğumuza sabahın erken saatlerinde başladık. İlk durağımızı Dupnisa mağarası olacaktı. Hayatımda ilk kez mağara görecek olmanın heyecanı ile zaman sanki akmıyordu. Yollar bitmiyordu. Mağara kelimesini düşündüğümde kafamda hep bunlar canlanırdı; “Mağara nasıl bir yerdi? İnsanlar oralarda nasıl yaşamıştı? Mağaradan şehir hayatına geçmek için karar vermelerine ne sebep olmuştu? Çoğalan nüfus mu? Yiyecek yetersizliği mi? Yoksa her zaman içimizde var olan yeni yerler görme, farklı bölgede yerleşim kurma içgüdüsü mü? Bu içgüdü onlarda da var mıydı? Yoksa onların yaşam tecrübelerinden bize aktarılan atasal genlerimiz ile sadece bizde mi vardı bu içgüdü? Ya da daha rahat bir hayat her zaman insanların ortak düşü müy...