Bu hafta Genco Erkal’ın sahnelendirdiği Bir Delinin Hatıra Defteri oyununa gideceğim için çok heycanlıyım. İlk kez bir tiyatro oyununa gideceğim, yıllardır isterdim ancak hiç fırsatım olmamıştı. Olmamıştı derken öyle çok meşgul bir insan değilim. Bu çağ bildiğimiz gibi fırsatların içinde fırsatsızlık yaratma çağı. Ruh dengemizi alt üst eden bahaneler yaşamımızın en üst seviyesinde. Her şeye ulaşmak hem çok kolay hem de çok zor. Ablamın bilet hediyesi ile tabiri caizse havalara uçmuştum. Sonunda demiştim. Hem tiyatro hem de Genco Erkal… Yaklaşık iki yıldır bu oyuna gitmek istiyorduk sanırım. Oyunu izlemeden evvel hikayenin yaratıcısı olan Gogol’dan dinlemek istedim Bir Delinin Hatıra Defterini. Yirmi sayfalık bir günlük diyebiliriz. Tek solukta, biran bile ara vermeden okudum. Çok güzel demek tabi ki yetersiz. Harika? Muhteşem? Belki bunlar da yetmez. Hayatımda ne bir deli görmüşlüğüm, ne de bir delinin yazısına şahit olmuşluğum var. Ondandır hikaye bana bambaşka pen...