Bir süredir minimalizm hakkında ablamla konuşuyorduk. İlgimiz ise git gide bu akıma yükseliyordu. Ve bir Pazar, Minimalizm hakkında bir belgesel izlemeye karar verdik. Ve gerçekten hayatımız için en önemli adımı bu belgeselden sonra atmaya karar verdik. Minimalizm için kısaca bir tanım yapmak gerekirse. Sadece ihtiyaç ve gerçekten keyif veren şeyleri satın almak olarak tanımlayabiliriz. Bir an düşündüm, dolabımda yığınla duran ve çoğu yapılmayı bekleyen pantolon ve elbiselerimi. Doğrusu asla giyinmeyeceğim küçük bir dağ oluşturan kıyafetleri, süs eşyalarını ve işe yaramayan gereksiz birçok araç gereci. At! Gereksiz, sana kendini kıymetli ve ya kıymetsiz hissettiren eşyaları. Hiçbir eşya sana kıymet yükleyemez. Belgeselde diyor ki, “Eşyaları kullanın, insanları sevin. Tersi asla işe yaramaz.” Ertesi hafta ablamla bir plan yaptık ve bir gün giyinmemizi bekleyen her kıyafeti atmaya karar verdik. Hediye gelen şapkayı, paçalarını yaptırmam gereken yıllanmış pantolo...