Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dizi-Film etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Blue Jasmine Film Yorumu

Bir şeyler izlemek istediğim akşam ve henüz ne izleyeceğime karar veremediğim zamanlarda Woody Allen   her zaman tercihim olur. İzlediğim hiçbir filmini ne zaman kaybı olarak gördüm ne de pişman oldum bugüne kadar. Hal böyle olunca tekrar filmlerine bakmaya karar verdim ve en çok hoşuma giden Blue Jasmine oldu. Hem konusu hem görselleri ile beni kendine çok fazla ısındırdı. Fazla zaman kaybetmeden izlemeye başladım. Hemen hemen her filminde olduğu gibi zaman nasıl aktı gitti anlamadım Blue Jasmine’i izlerken. Sabaha kadar devam etse izlerdim diye düşünüyorum. Okulunu yarım bırakıp sevdiği adamla evlenen Jasmine’nin hikayesi film. Serveti ve lüksü sevdiğinden daha fazla seviyordu kocasını Jasmine. Öyle ki gözünün önünde olanlara şüphelense bile önem vermiyordu. Hayatının ilk sırasında kocasına duyduğu aşk vardı. Servetinin üstüne sürekli olarak servet katan kocasından bazen şüphelense bile bu durumu ona yakıştıramıyordu. Ancak dedikodular patlak verince ardı arkası kesilm...

Maniac Dizi Yorumu

Diziyi izledikten sonra çok fazla yeni sezon reklamlarını görmeye başladım Maniac’ın. Sokaklarda, reklam panolarında en çokta internette. İzlemeye karar verdiğim sırada çok popüler olmadığını düşünüyordum. Konusuna bile bakmadan izlemeye başladım diyebilirim. Dizi psikolojik hastalığının tedavileri için denek olmayı kabul eden bir grup insanın laboratuvarda kendileriyle yüzleşmelerini anlatıyor. Çok durağan bir şekilde başlamıştı sanırım sonunu getiremem diye düşünüyordum. Ancak öyle olmadı. Her bölümüyle kendine daha çok bağladı Maniac. Oyuncular rollerine çok yakışmıştı. Ve izlerken dizi olduğunu bilmesem gerçekten hastalıkları olduğunu düşünürdüm. Son derece gerçekçiydi. Emma Stone yıllar önce annesi tarafından terk edilmiştir. Ve üzerine kız kardeşini de bir kazada kaybettikten sonra ilaç kullanmaya başlar. Bu ilaçlar onda bağımlılık yapar. İlaçlara ulaşmak için denek olmayı kabul eder. Emma’nın sorunu kız kardeşiyle vedalaşamaması ve ölümünden kendini sorumlu t...

İn Transition 2.0 / Geçiş Belgeseli

Geçiş, sokakta ki insanların yaratıcı duygularını uyarır. Böylece farklılıklarını aşarak kaynaklarını, enerjilerini ve ruhlarını en iyi şekilde kullanabilirler… Bu hikaye ”kendi paralarını basan topluluklar, kendi gıdalarını yetiştirenler, ekonomilerini yerelleştirenler ve ihtiyacı olan enerjiyi üretenlerin hikayelerini anlatıyor. Bu, belirsizliklerle dolu bir döneme çözümlerle cevap vererek yayılan bir hareket, bir sosyal deney. Belirsizliğin dalgalarında yüzen bir dünyada bir umut, olmadık yerlerde ustaca sebze yetiştirmenin gücü...” Dünyadaki Geçiş gruplarının tükenme ve maliyetli enerji kaynaklarının, finansal istikrarsızlığın ve çevresel değişimin zorluklarına nasıl tepki verdiği hakkında inanılmaz bir hikaye. Belgesel tüm süresi boyunca oldukça keyifli ve hiç zorlanmadan aktı. Ekonomiden, çevre kirliliğine, küresel ısınma ve iklim koşullarının değişimine kadar birçok konuya oldukça açıklayıcı, sade ve kolayca anlanabilecek şekilde açıklamalar yapılmıştı. Dünyamız...

The Circle Film Yorumu

Uzun zamandır aklımda olan Emma Watson’un bu filmini sonunda izledim. Konusu oldukça dikkat çekiciydi. Başrol oyuncularının içinde Emma Watson’un olması da filme olan ilgimi artırıyordu zaten. Filmin konusunu kısaca özetlemek gerekirse, Mae (Watson) dünyanın en büyük ve en güçlü teknoloji ve sosyal medya şirketi için çalışmaya başladığında, bunu hayatının fırsatı olarak görür. Genç kadın bu fırsatı iyi değerlendirmeye kararlıdır. Şirkette azmi ve başarısı ile yükselirken şirketin kurucusu Hanks tarafından mahremiyet, etik ve nihayetinde kişisel özgürlüğünün sınırlarını zorlayan çığır açıcı bir deneye katılmaya teşvik edilir. Ancak deneye katılımı ve aldığı her karar, arkadaşlarının, ailesinin ve insanlığın hayatını ve geleceğini etkilemeye başlayacaktır... Filmin başları sıkıcıydı ama süre geçtikçe iyice sarmıştı. Hatta acelece bitirilmiş gibi gelmişti en son. Çok güzel bir konuydu ancak her şey çok kısa sürede tabiri caizse hooopp diye gerçekleşti. Kariyerimde...

The Suspect Kore Filmi Yorumu

Goblin dizisi ile tanıdığım ardından Train To Busan filmini izlediğim Gong Yoo oyunculuğuna hayran kaldığım Korelilerden. Gong Yoo filmleri içerisinde hiç dikkatimi çekmeyen bir yapım çıktı karşıma The Suspect. Gerilim, Dram ve Aksiyon türü ile dikkatimi çekmiş izlemeye başlamıştım. Filmin başları çok sıkıcı gelmişti ama sarmıştım bir şekilde. Aksiyon sahneleri biraz baş döndürücü olmuştu. Kameralar sürekli dönüyordu o sahneleri izlerken biraz zorlandım açıkçası. Kuzey Koreli bir ajan olan Gong Yoo’nun hikayesi hem dram dolu hem de aksiyon… Oldukça sıkı bir eğitimden geçmiş Gong Yoo. Çoğu kişinin tamamlayamadığı neredeyse çoğunun öldüğü eğitimleri başarıyla geçmiş. Ancak bir gün ülkesi tarafından terk edilmiş ve Güney Kore’de sığınmacı olarak yaşamaktadır. Ona sahip çıkan Başkan cinayete uğrar ve suç Gong Yoo’nun üzerine kalır. Bu saatten sonra Gong Yoo masumiyetini kanıtlamak için mücadele etmek zorunda kalmıştır. O aynı zamanda eşini ve çocuğunu öldüren...

Midnight Runners Kore Filmi Yorumu

Hem eğlenceli olsun hem gizem olsun diyenler için çok ideal bir film. İzlerken çok güldüğüm filmlerden bir tanesi Midnight Runners. Film, polis akademisine girmek için mülakatta tanışan iki gencin eğlenceli ve azimli hikayesi. Mülakatta sakatlanan gence diğer gencin yardım etmesi ve parkuru onu sırtında taşıyarak tamamlamasıyla başlayan arkadaşlıkları ve devamında maceralarını izlemek oldukça keyifliydi. Bu iki arkadaş bir akşam dışarı çıkmışlardır. Kız tavlamak için. O günün gecesinde takip ettikleri kızın kaçırılmasıyla birlikte okulda öğrendiklerini uygulamaya başlarlar. Henüz polis değillerdir ancak gittikleri hiçbir karakol onlara yardım etmez. Çünkü kız evden kaçmış ve yasa dışı bir işte çalışmaktadır. Onlarda suçluların peşine kendi yöntemleri ile düşerler. Oyuncular rollerini çok çok iyi yapmışlardı. Senaryoda kendini hiç sıkmadan izlettirdi. Tür: Aksiyon, Komedi, Gençlik Yönetmen: Kim Joo-Hwan Senaryo: Kim Joo-Hwan Yapımcı: L...

Hırçın Sevgilim Kore Filmi Yorumu

Bu kadar klişe bir filmi neden bu kadar geç izlediğime cevap vermeyeceğim  sanırım. Aşk ve romantik konulu filmleri pek sevmiyorum ama başrolde Jin Ji Hyun olduğunu duyunca izlemek istedim. Kesin çok gülerim diye düşünmüştüm. Bence sıkıcı ve soğuk günlerde izlenecek sıcak bir film. Oyuncular şahane konu beklediğimden çok daha güzeldi. Tesadüfler üzerine kurulu desek olmaz ama sevimli bir aşk hikayesiydi. Hırçın Sevgilim, 2001 yapımı Güney Kore filmi. Kolej öğrencisi Kyun-woo(Tae-hyun Cha)bir akşam eve dönüşünde metroda çok güzel ama bir o kadar da sarhoş bir kıza(Ji-hyun Jun) rastlar. Kız metro hattının kenarında ayakta zor durmaktadır ve Kyun-woo onu trenin önüne düşmekten kurtarır. Bindikleri trende kız baygın düşmeden önce en son Kyun-woo'a laf attığı için yolcular onun kız arkadaşı olduğunu düşünürler. Yolcuların suçlayıcı bakışları üzerine Kyun-woo kızın sorumluluğunu almak ve onu bir motele kadar taşımak zorunda kalır. 2008 yılında My Sassy Girl ...

Penny Pinchers Kore Filmi Yorumu

Song Joong Ki filmlerini araştırırken denk gelmiştim bu filme. Aynı zamanda komedi ve gençlik izlemeyi düşünüyordum. Filme denk gelmem ve izlemeye karar vermem aynı anda gerçekleşti denilebilir. 7 yıllık bir filmmiş. Song Joong Ki bayağı genç. Onu Descendants of the Sun’dan tanıdığım için filmi izlediğim süre boyunca çok garip geldi. Genç, vurdumduymaz, saf bir rolde de oyunculuğunun hakkını iyi vermiş. Hani bazı filmlere amaçsız deriz ya böyle bir filmdi benim için. İzlerken çok sıkıldım maalesef. Zaman geçsin, yalnızken arkada gürültü yapsın diye açılmış oldu en son. Filme ait bir beklentim olmadığı için pek bir hayal kırıklığımda olmadı açıkçası. Sıkıcı başladı sıkıcı devam etti ve sıkıcı bitti bana göre. Filmin konusu; Ji-Woong (Song Joong-Ki) üniversite mezunu olmasına rağmen hala annesinden para istemektedir. Ayrıca işsiz bir adamdır ve cansız bir özgeçmiş ile iş bulması da pek kolay değildir. Düşük gelirinden dolayı tutuğu çatı katındaki bir dairede yaşıyordu...

Captain Fantastic Film Yorumu

Ne izlesek diye düşünürken çoğu öneri listesinde yerini almış bir film dikkatimizi çekti. Mutlaka izlenmesi gerekenler başlığının altında karşımıza sürekli çıkınca bizde elbette izleyelim dedik. Bazen çok fazla önerisi yapılan filmler, kitaplar vs. beklentiyi karşılamıyor. Sebebini bilemem ama bu kadar muhteşemlikle anıldığı için sanırım beklenti yükseliyor. Bu durumda da bu mu çok beğenilmiş o kadar da değil derken filmden tat almaya fırsat kalmıyor. Senaryo oldukça güzel. Hatta harika bir fikir. Ama   doğada soyutlanarak yaşandıkları, eğitimleri, ve daha bir çok şey yansıtılmamıştı. Filmde herkes bu durumdan şikayetçi sanki. Herkes gerçek ve yalanlarla dolu olan bizim dünyamızı istiyor gibiydi. Filmi izlerken böyle bir babam olmasını çok istedim doğrusu. Doğada yaşamak ve gerçekten düşünerek eğitim almak. Okuduğun kitabı tamamen kendi izlenimlerinle anlatabilmek harika bir şey. Bu sahnelerde eğitim sistemine bir gönderme olduğu kesin. Şunu anladım ki dünya üzeri...

Visages, Villages / Mekanlar ve Yüzler Belgeseli

Belgeseller benim dünyaya bakan pencerem. Bu pencereden bakınca sonsuzluğu, bilgiyi, umudu, başarıyı, pes etmeyişi, kişisel gelişimi, düşünceyi, yaratıcılığı ve daha birçoğunu görebildiğim manzaraya sahip. Bir süredir belgesel izlemek için kendimi hazır hissetmiyordum ablamda öyle. Bizde bir huy var iyi mi kötü mü bilinmez ama. Özellikle belgesel ve kült bir yapım izleyeceksek ve ya okuyacaksak kendimizi buna hazır hissetmemiz gerekir. Noktasına virgülüne kadar içine girmek isteriz. Eğer bunu kaldıracak kafamız yoksa belgesel ve ya iyi bir yapımı başka zamana erteleriz. Kendimizi iyi hissettiğimiz bir Cuma gecesiydi. Ablam Mekanlar ve Yüzler belgeselini uzun zaman önce keşfetmiş izleyelim dedi. Fragmana baktıktan sonra, fotoğraflar ve sanat, gittikleri yerleri sanat eserine döndürmesi hayli ilgimi çekmişti “e başlayalım hemen o halde” dedim. Ünlü yönetmen Agnés Varda ile fotoğraf sanatçısı JR, minibüsleriyle keyifli bir yolculuğa çıkıyor. Fransa’nın farklı bölgeler...

Saçmalığa Gülenler İçin / Quick Filmi

2011 yılında gösterime giren bir Kore filmi Quick. Konusu çok hoşuma gitmişti. Boş vaktimin fazla olduğu bir gün can sıkıntısından bir şeyler izlemek istemiştim. Aksiyon, komedi, gerilim ve polisiye konu türlerine yazılmıştı. Bu kadar türü bir arada bulunduran bir film elbette dikkatimi çekmişti. Fragmana baktığımda anladım ki boş zamana boş bir film olacaktı, saçmalığa gülmekte gerek arada . Motosikletleri çok sevdiğim için filmi izlerken aşkım biraz daha depreşti. Filmde eski zamanlarda motosiklet çetesi vardır. Bu çete zamanla dağılmıştır. Biri ünlü bir şarkıcı, diğeri hızlı teslimat denince akla ilk gelen kuryelerden, sonuncusu ise bir polis memuru olmuştur. Kurye ve şarkıcı o zamanlar sevgiliymiş. Kurye ihanet etmiş ve ayrılmışlardır. Bu ihanetin öğrenildiği gün motorlarının başında olan ve hız yapan gençler büyük bir kazaya sebep olmuşlardır. Yıllar sonra kurye bir teslimat için gittiği yerden çıktığında orada bir bomba patlar. Bu daha sonra patlayacak olan bir...

En Sevdiğim Kore Filmlerinden / The Swindlers Film Yorumu

Suç ve aksiyon türünde ki bu filmi çok sevdim. Sanırım birkaç gün oluyor izleyeli. Kadrosunda iki tane çok sevdiğim Koreli artist olunca hiç düşünmeden izlemeye başlamıştım. Hyun Bin ve Park Sung-Woong. Oldukça zeki bir dolandırıdır Hyun Bin. Ve o sadece dolandırıcıları dolandırır. Aslında babasının intikamı vardır arada. Büyük bir dolandırıcı olan Jang Doo-Chil, ülkeden kaçmak için Hyun Bin’in babasından pasaport ister. Babası son defa yapmak üzere anlaşır. Ancak intihar süsü verilerek öldürülür. İşin içinde büyük devlet ileri gelenleri de vardır. Tabi Jang Doo-Chil’in dolandırdığı masum insanlar haklarını aramak isterken birkaç yıl sonra Jang Doo-Chil’in ölüm haberi gelir. Ancak buna inanmayan insanlar oldukça fazladır. Hyun Bin Jang Doo-Chil’i dolandırmak için bir plan hazırlamaya başlar. Bunu savcı ve savcının ekibi ile birlikte yapmaya başlarlar. Bu plan için Jang Doo-Chil’in sağ kolu olan Park Sung Woong’a yem atmaları gerekir. Genelde Kore...

A Violent Prosecutor Kore Filmi

Kang Dong-Won’un oyunculuğu ile yeni tanışmışken, bir filmini daha izlemek istedim. Konusu ile merakımı cezbeden A Violent Prosecutor türü ile de hoşuma gitmişti. Başları biraz sıkıcı olsada git gide keyifli bir hal almıştı film. Özellikle Kang’ın filme girişiyle gülüşlerde artmıştı. Madem etrafımız yalancı dolu bari Kang gibi oldukça yüksekten sallayan insanlar olsa… En azından eğlenirdik. Sadece gerçeklerin peşinden koşan, yeri geldiğinde şiddetten kendini esirgemeyen, gücün verdiği yetkiyi sonuna kadar kullanan bir savcının hikayesi bu film. Savcı bir dosyayı fazlaca kurcalayınca başına gelenleri izleyeceğiz. Doğada imara açılmak istenen bir bölgede halk bu kararı durdurmaya çalışır. Protesto gösterileri dozunda ilerlerken halkın içine doğasever kimliği ile bir grup karışır ve polislerle çatışma başlar. Bir polisin ölümü üzerine halk masumiyetini kaybeder ve bölge imarı için karşı destek oluşur. Bu sırada yakalanan ve sorguya çekilen bir şüpheli, burası için göçl...

Gerçek Hayattan Uyarlanmış Etkiyeci Bir Film / New Trial Kore Filmi

Filmin gerçek bir yaşanmışlık olduğunu filmin sonunda öğrendim. Yüreğime çok dokundu ağlamak istedim. Bu dünyada ki haksızlık ne zaman bitecek? Kızgınlık sardı biran beynimin tüm hücrelerini… İzlemek bu kadar zorduysa, yaşamak nasıldı kim bilir? Ömrünün en verimli yıllarını, gençliğinin başında katil olarak, on yıl hapis yatan bir gencin hikayesi New Trial… Babasını denizde kaybetmiş ve annesinin diyabet hastalığı yüzünden zor zamanlar geçiriyor. Çalıştığı bir kafe de, genç kız arkadaşını bir tacizden kurtardıktan sonra eve dönerken motosikletle birine çarpıyor. Ağır yaralı bir durum yok ancak kafasını çevirdiğinde takside bir adamın öldüğünü görüyor. Polislere haber veriyor ama kalan ömrü boyunca belki de basıp gitmeyi tercih ederdi? Gelen polislerin arasında çalıştığı kafede ki adamlar var. Adamlar motosikletin içinde bir bıçak buluyor ve cinayeti bu gencin işlediğini düşünüyorlar. Halbuki bu bıçak cinayet bıçağı değildir. Polisler onu kapanmış eski bir otele götürürle...

Hide Identity Kore Dizisi Yorumu

Gerilim, Aksiyon türünde Kore dizilerine bakarken denk geldim bu diziye. Park Sung Woong’un oynadığı hiçbir dizi, filmin kötü olma ihtimali olmadığı için gözümde hemen başlamak istedim. Park’ın oyunculuğunu ve oynadığı dizi, filmleri genelde çok beğendiğim için izlemeye koyuldum hemen. Dizi, 2015 yapımıymış, gözümden nasıl kaçtı bilemiyorum bu kadar zaman… Dizinin konusu suçlular gibi kimliklerini gizleyerek suçluları yakalayan 5’li soruşturma ekibini anlatıyor. Dizinin ana konusu hayalet lakaplı baş belası bir adamı yakalamak üzerine kurulu… Bu adamın kim olduğunu söyleyerek heyecanı bozmayayım. Ama benim beklediğim isim çıktı. Bu hayaleti yakalamak için adım adım ilerliyorlar. Yakaladıkları suçlular ise onu ele vermektense ölümü tercih ediyorlar. Yakalanan her suçlu birer birer kendini öldürürken işler iyice karmaşık bir hal alıyor. Her defasında yeni bir ipucu bulmak ve oradan başlamak zorunda kalıyorlar. Bu süreçte içlerine yerleştirdikleri casuslar ölüm tehlike...

Aksiyon Kore Filmi / Confidential Assignment

Kadrosunda Hyun Bin olunca hiç düşünmeden izlemeye başladığım film. Film başladığı andan itibaren güzel zaman geçeceği belli oluyor. Bir filmin başı güzel değilse sonunu merak edemiyorum ben. Filmin başında, Kuzey Koreli bir grup polis (hain) devletten altınları çalarak kaçarlar. Ancak birçok yoldaşlarını öldürmüşlerdir. İçlerinde sadece Hyun Bin kalmıştır öldürülmeyen. Hyun Bin’in karısıda öldürülenlerin içindedir. Hyun Bin intikam almak için fırsat ararken, Güney Kore ile Kuzey Kore 3 hafta sonra buluşacaklardır. Hyun Bin, haini yakalamak için bu ekibe verilir. Güney Kore’den onunla ortak olarak çalışması için bir dedektif verilir yanına. Bu dedektif Hyun Bin’in tam tersi karakteri olsa da zamanla dost olacaklardır. Arada güzel komik sahnelerde vardı. Gerilim ve aksiyon gayet düzeldi. Dövüş sahneleri de oldukça iyiydi. Hyun Bin rolünün hakkını vermiş, bana arkamı yaslanıp 2 saat keyifle film izlemek kalmıştı. Korelilerin filmleri de dizileri kadar iyi ve başar...