Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Erasmus Savaşa Karşı Kitap Yorumu

Kitapçının tavsiyesi ile aldığım bir kitap Erasmus Savaşa Karşı. Okurken çok zorlanmış olmama karşı güzel fikirler edindiğim bir kitap oldu benim için. İnsanın masumiyetinin ve acımasızlığının en güzel ortaya konduğu yapıtların başında gelir. İnsanı anlamak için evrensel bir klavuz niteliğinde adeta… denmiş arka kapakta. Ve eklenmiş, “Yağmalamaların zavallı halktan insanlar, cepleri fazlasıyla şişirilen asiller, çocukluklarından mahrum bırakılan ve çocuklarının katledilmesiyle kendileri de ölen yaşlı adamlar; muhtaç durumda kederin silahtan daha acımasızca yaraladığı yaşlı kadınlar, dul kalmış nice namuslu kadın, babasız onca çocuk, içler acısı halde nice ev, bir lokma ekmeğe muhtaç olmuş pek çok zengin… Burada konuşulması gereken esas nokta iyiliğin yok olması; çünkü tüm zararlı şeylerin, evrensel düzeyde salgının savaştan sonra arttığını iyiden iyiye bilen kimse yok.” Kitabın girişinde yazan “Dulce Bellum Inexpertis” yazısı ile iyi bir kitaba başladığımı hissetmiştim. A...

İn Transition 2.0 / Geçiş Belgeseli

Geçiş, sokakta ki insanların yaratıcı duygularını uyarır. Böylece farklılıklarını aşarak kaynaklarını, enerjilerini ve ruhlarını en iyi şekilde kullanabilirler… Bu hikaye ”kendi paralarını basan topluluklar, kendi gıdalarını yetiştirenler, ekonomilerini yerelleştirenler ve ihtiyacı olan enerjiyi üretenlerin hikayelerini anlatıyor. Bu, belirsizliklerle dolu bir döneme çözümlerle cevap vererek yayılan bir hareket, bir sosyal deney. Belirsizliğin dalgalarında yüzen bir dünyada bir umut, olmadık yerlerde ustaca sebze yetiştirmenin gücü...” Dünyadaki Geçiş gruplarının tükenme ve maliyetli enerji kaynaklarının, finansal istikrarsızlığın ve çevresel değişimin zorluklarına nasıl tepki verdiği hakkında inanılmaz bir hikaye. Belgesel tüm süresi boyunca oldukça keyifli ve hiç zorlanmadan aktı. Ekonomiden, çevre kirliliğine, küresel ısınma ve iklim koşullarının değişimine kadar birçok konuya oldukça açıklayıcı, sade ve kolayca anlanabilecek şekilde açıklamalar yapılmıştı. Dünyamız...

The Circle Film Yorumu

Uzun zamandır aklımda olan Emma Watson’un bu filmini sonunda izledim. Konusu oldukça dikkat çekiciydi. Başrol oyuncularının içinde Emma Watson’un olması da filme olan ilgimi artırıyordu zaten. Filmin konusunu kısaca özetlemek gerekirse, Mae (Watson) dünyanın en büyük ve en güçlü teknoloji ve sosyal medya şirketi için çalışmaya başladığında, bunu hayatının fırsatı olarak görür. Genç kadın bu fırsatı iyi değerlendirmeye kararlıdır. Şirkette azmi ve başarısı ile yükselirken şirketin kurucusu Hanks tarafından mahremiyet, etik ve nihayetinde kişisel özgürlüğünün sınırlarını zorlayan çığır açıcı bir deneye katılmaya teşvik edilir. Ancak deneye katılımı ve aldığı her karar, arkadaşlarının, ailesinin ve insanlığın hayatını ve geleceğini etkilemeye başlayacaktır... Filmin başları sıkıcıydı ama süre geçtikçe iyice sarmıştı. Hatta acelece bitirilmiş gibi gelmişti en son. Çok güzel bir konuydu ancak her şey çok kısa sürede tabiri caizse hooopp diye gerçekleşti. Kariyerimde...

The Suspect Kore Filmi Yorumu

Goblin dizisi ile tanıdığım ardından Train To Busan filmini izlediğim Gong Yoo oyunculuğuna hayran kaldığım Korelilerden. Gong Yoo filmleri içerisinde hiç dikkatimi çekmeyen bir yapım çıktı karşıma The Suspect. Gerilim, Dram ve Aksiyon türü ile dikkatimi çekmiş izlemeye başlamıştım. Filmin başları çok sıkıcı gelmişti ama sarmıştım bir şekilde. Aksiyon sahneleri biraz baş döndürücü olmuştu. Kameralar sürekli dönüyordu o sahneleri izlerken biraz zorlandım açıkçası. Kuzey Koreli bir ajan olan Gong Yoo’nun hikayesi hem dram dolu hem de aksiyon… Oldukça sıkı bir eğitimden geçmiş Gong Yoo. Çoğu kişinin tamamlayamadığı neredeyse çoğunun öldüğü eğitimleri başarıyla geçmiş. Ancak bir gün ülkesi tarafından terk edilmiş ve Güney Kore’de sığınmacı olarak yaşamaktadır. Ona sahip çıkan Başkan cinayete uğrar ve suç Gong Yoo’nun üzerine kalır. Bu saatten sonra Gong Yoo masumiyetini kanıtlamak için mücadele etmek zorunda kalmıştır. O aynı zamanda eşini ve çocuğunu öldüren...

Midnight Runners Kore Filmi Yorumu

Hem eğlenceli olsun hem gizem olsun diyenler için çok ideal bir film. İzlerken çok güldüğüm filmlerden bir tanesi Midnight Runners. Film, polis akademisine girmek için mülakatta tanışan iki gencin eğlenceli ve azimli hikayesi. Mülakatta sakatlanan gence diğer gencin yardım etmesi ve parkuru onu sırtında taşıyarak tamamlamasıyla başlayan arkadaşlıkları ve devamında maceralarını izlemek oldukça keyifliydi. Bu iki arkadaş bir akşam dışarı çıkmışlardır. Kız tavlamak için. O günün gecesinde takip ettikleri kızın kaçırılmasıyla birlikte okulda öğrendiklerini uygulamaya başlarlar. Henüz polis değillerdir ancak gittikleri hiçbir karakol onlara yardım etmez. Çünkü kız evden kaçmış ve yasa dışı bir işte çalışmaktadır. Onlarda suçluların peşine kendi yöntemleri ile düşerler. Oyuncular rollerini çok çok iyi yapmışlardı. Senaryoda kendini hiç sıkmadan izlettirdi. Tür: Aksiyon, Komedi, Gençlik Yönetmen: Kim Joo-Hwan Senaryo: Kim Joo-Hwan Yapımcı: L...

Hırçın Sevgilim Kore Filmi Yorumu

Bu kadar klişe bir filmi neden bu kadar geç izlediğime cevap vermeyeceğim  sanırım. Aşk ve romantik konulu filmleri pek sevmiyorum ama başrolde Jin Ji Hyun olduğunu duyunca izlemek istedim. Kesin çok gülerim diye düşünmüştüm. Bence sıkıcı ve soğuk günlerde izlenecek sıcak bir film. Oyuncular şahane konu beklediğimden çok daha güzeldi. Tesadüfler üzerine kurulu desek olmaz ama sevimli bir aşk hikayesiydi. Hırçın Sevgilim, 2001 yapımı Güney Kore filmi. Kolej öğrencisi Kyun-woo(Tae-hyun Cha)bir akşam eve dönüşünde metroda çok güzel ama bir o kadar da sarhoş bir kıza(Ji-hyun Jun) rastlar. Kız metro hattının kenarında ayakta zor durmaktadır ve Kyun-woo onu trenin önüne düşmekten kurtarır. Bindikleri trende kız baygın düşmeden önce en son Kyun-woo'a laf attığı için yolcular onun kız arkadaşı olduğunu düşünürler. Yolcuların suçlayıcı bakışları üzerine Kyun-woo kızın sorumluluğunu almak ve onu bir motele kadar taşımak zorunda kalır. 2008 yılında My Sassy Girl ...

Penny Pinchers Kore Filmi Yorumu

Song Joong Ki filmlerini araştırırken denk gelmiştim bu filme. Aynı zamanda komedi ve gençlik izlemeyi düşünüyordum. Filme denk gelmem ve izlemeye karar vermem aynı anda gerçekleşti denilebilir. 7 yıllık bir filmmiş. Song Joong Ki bayağı genç. Onu Descendants of the Sun’dan tanıdığım için filmi izlediğim süre boyunca çok garip geldi. Genç, vurdumduymaz, saf bir rolde de oyunculuğunun hakkını iyi vermiş. Hani bazı filmlere amaçsız deriz ya böyle bir filmdi benim için. İzlerken çok sıkıldım maalesef. Zaman geçsin, yalnızken arkada gürültü yapsın diye açılmış oldu en son. Filme ait bir beklentim olmadığı için pek bir hayal kırıklığımda olmadı açıkçası. Sıkıcı başladı sıkıcı devam etti ve sıkıcı bitti bana göre. Filmin konusu; Ji-Woong (Song Joong-Ki) üniversite mezunu olmasına rağmen hala annesinden para istemektedir. Ayrıca işsiz bir adamdır ve cansız bir özgeçmiş ile iş bulması da pek kolay değildir. Düşük gelirinden dolayı tutuğu çatı katındaki bir dairede yaşıyordu...